25 yaşında bir genç kardeşiniz olarak yazıyorum bu satırları…
Ben de yaklaşık 2 yıldır sanal kumar bağımlısı bir gencim. 2 yıl önce bugünlerde tanıştım bu illetle. Hayatında bir kez bile harama el uzatmayan, iddia dahi oynamamış birisiydim. Oynayanlara kızar, içimden kınardım. Beş vakit namazımı kılar, haramdan kaçınır, kız arkadaş bile edinmeyen; alkol, gece hayatı nedir bilmeyen biriydim.
Her şey 22 yaşında evlenme kararı aldıktan sonra başladı aslında…
Ailesiz büyüdüm desem yeridir. Ailemin yarısı cezaevindeydi ve ben lise çağında evden kovuldum. Ama imanımı kaybetmedim. Allah’a sarıldım. Liseyi kafelerde çalışarak bitirdim; ailemden 1 lira almadan. Hayatta ne yaptıysam alın terimle yaptım.
Yıllarca tek başıma yaşadım. Evde hastalansan başında bekleyecek kimse yok… Evimin adresini bilen bir tek akrabam yoktu. Öyle bir yalnızlık ki, insanı kemiriyor. Ama yine de düzgün bir hayat kurdum. Maaşımı altına çevirir biriktirirdim. Ev sahibim yardım etmişti, 400 TL kira alıyordu. Bu sayede güzel bir birikim yaptım.
Yalnızlıktan yorulmuştum…
Bir ailem olsun istiyordum. Bir eş, bir yuva… Duam kabul oldu. Dindar, güzel ahlaklı bir eş nasip oldu. Eşim de ailesi de çok iyi insanlardı. Görücü usulü başladık, nasip oldu, birbirimizi çok sevdik. 22 yaşında düğünümüzü yaptık. Altın, düğün, nişan… Hepsini kendi paramla yaptım, çünkü ailem yoktu arkamda.
Evlendikten sonra borcum yoktu ama param da pek kalmamıştı. Bir de araba hayalim vardı, eşimle gezmek istiyordum. Hayatımda hiç borçlanmamıştım… ta ki o güne kadar.
Beni seven bir abimden 130 bin TL borç alıp araba aldım. 3-5 ay zor bela ödedim ama ay sonunu getiremiyordum. Bunalıma giriyordum. Sonra iş yerindeki biri bana sanal kumarı gösterdi. İlk gün 2.400 TL kaybettim, sonra geri kazandım. O gün başladı her şey.
Başta “Sadece borçlarımı kapayayım” diyordum.
Sonra yavaş yavaş kazanmaya başladım.
Maaşımdan fazla paralar geliyordu.
Bir ay içinde 150 bin TL kazandım.
Kendimi “Bu bir meslek gibi” diye kandırıyordum. Ama eve para sokamıyordum… Vicdan azabından. Sonra hırs sardı içimi. Üç ay içinde 400 bin TL kazandım. O hırsla bir günde hepsini kaybettim.
Sonra bankalar…
Kredi kartı…
Nakit avans…
“Bu sefer çıkarırım” diyerek her şeyi batırdım.
Arabayı sattım, bir günde kaybettim.
265 bin TL kredi çektim, onu da kaybettim.
Eşime yalan söylüyordum.
Hacizler başladı.
Bankaya, çevreme borçlarım büyüdü.
İnsanlığımı da, Rabbimi de kaybettim sandım.
Sonra oğlum doğdu. 6 aylık…
Her baktığımda içim parçalanıyor.
Ölmek istiyorum ama ölemiyorum… Çünkü geride bıraktığım eşim ve çocuğum var. Onların geleceğini berbat ettim. Çıkıp gidemiyorum. Çünkü düzeltmesi gereken yine benim.
Ev kira…
Param yok…
Arabam yok…
Sıfırdan da aşağı bir yerdeyim.
Ama yine de içimde bir ses diyor ki:
“Başaracaksın oğlum. Bu illeti bırakacaksın. Her şey güzel olacak.”
Allah kimseyi bu bataklığa düşürmesin.
Bu yazdıklarımı belki biri okur da ibret alır diye yazdım.
Bu illetin şakası yok.
Bir kere bulaştın mı hem imanını, hem paranı, hem aileni, hem huzurunu elinden alıyor.
Okuyanlardan hakkını helal etmelerini istiyorum.
Hikayeni gercekten cok duygulanarak ve üzülerek okudum. Oncelikle yazdiklarin dogruysa seni tebrik ederim gencliginde ki olumsuz sartlara ragmen hayata tek basina gogus germissin ve muzaffer olmussun. Allaha inancin oldugu icin ve temiz bir insan oldugun icin seytan seni tuzaga dusurmus. Senin yasadiklarini bu illete bulasan bir cok kisi yasadi malesef. Ibadetlerine devam et ve calismaya devam et. Ben inaniyorum ki senin gibi bir insan dustugu yerden yine kalkmasini bilir. Allah yolunu acik etsin Allah yardimcin olsun. Kayiplarinin pesine dusme bunu kabullen.