Buradan hikayemi okuyacak olan abilerim, ablalarım, kardeşlerim…
Belki bir iki kişiye bile ibret oluruz diye yazıyorum.
Lise ve üniversite dönemlerinde ailemin “akıllı çocuğu” olarak tanımlanan biriydim.
Gayet iyi bir hayatım vardı; ailemin durumu iyiydi, sosyal hayatım aktifti, ihtiyacım olan her şeye sahiptim.
Ama işte insanın neden böyle bir illete bulaştığını bazen anlamak zor…
Ben de bu sorunun cevabını uzun süre aradım.
Üniversitenin ilk yıllarında, liseden bir arkadaşım yüzünden bu illetle tanıştım.
18-19 yaşındaydım.
O gün, bir cafede otururken arkadaşım site üzerinden kazandığı paraları gösterdi.
İşte o an hayatım yokuş aşağı gitmeye başladı.
Gün geçtikçe kayıplarım arttı, bahis batağına saplandım.
Öyle ki üniversite hayatımı bile boşlamaya başladım; bir yılı uzattım.
O dönemde birikimim olduğundan kayıplar çok fazla hissedilmiyordu.
Ama üniversiteyi bitirip iş hayatına atılınca durum farklı oldu.
Gelen her kuruşu bahiste kaybetmeye başladım.
Sosyal hayatım tamamen sıfırlandı; bir arkadaşım bile yoktu.
3-4 yıl boyunca maaşımın tamamını kumara verdim.
Arkadaşlar, belki benim gibiler vardır ama durumu şöyle anlatmak istiyorum:
Günün 16-17 saatini telefonla bahis oynayarak geçirdim.
Yemekte, çalışırken, gezerken, tuvalette…
Gece 3-4’lere kadar.
Hayatım tamamen kumardı.
Maaşlarım iyi oldukça, bankalar, krediler ve kredi kartları devreye girdi.
Gırtlağa kadar borçlandım; 6-7 asgari ücret maaşım borçları ödemeye yetmiyordu.
Ailem sürekli soruyordu: “Bu kadar kazanıyorsun, neden bir şey almıyorsun, evin, araban yok?”
Hep geçiştiriyordum.
Haklılardı… O kadar güzel bir maaş ve aile evinde yaşayan biri, 2-3 yılda evini ve arabasını alabilir, ama ben…
Bırak evi, arabayı… Maaşımın 10 katı bankalara borçluydum.
O dönemde babamı kaybettim.
Kalan birikimler annemin hesabındaydı.
Annemin mobil yönetimi bendeydi ve bağımlılığımı kimse bilmiyordu.
6 ay içinde, ailemin birikimini haberleri olmadan kumarda yedim.
İntiharı düşünmeye başladım.
Babam yoktu; annem bana emanetti.
Anneme bunu yaşatamazdım.
Geceleri 2-3 saat uykuyla işe gidip geliyordum.
Her şeyi haykırmak istiyordum ama yapamıyordum.
Arkadaşlar, bu sürecin kısa özeti:
18 yaşında başladığım kumarı, şimdi 30 yaşında, 12 yıldır sürdürüyorum.
Bu süre içinde sayısız kez bırakmayı denedim, olmadı.
En sonunda, aile birikimini kaybettikten sonra psikoloğa gitmeye karar verdim.
Artık bu illeti yenmeye karar vermiştim; yoksa sonum kesinlikle intihar olacaktı.
Kalan ev, araba ve tüm birikimi kaybedip intihar edecektim; bunu net biliyordum.
Velhasıl, 2 ay önce psikoloğa başladım; hap tedavisiyle devam ediyor.
Namaza başladım, 5 vakit kılmaya çalışıyorum.
Tövbe ettim, yemin ettim, bu illeti bırakmaya karar verdim.
Sadece 2 ayda bile inanılmaz bir fark gördüm:
-
Maaşımın değerini anladım.
-
Kredilerimi doğrusal olarak azaltıyorum.
-
Kenara para ayırıyorum.
Allah’ın izniyle, 1 yıl içinde tamamen düze çıkacağım.
1,5 yıl içinde de aileme haber vermeden kaybettiğim birikimi dolar bazında yerine koyacağım.
1,5 senelik yatırımımı yapmış gibi gösterdim, Allah affetsin.
Annem bile: “Sen iyisini bilirsin oğlum,” dedi.
Arkadaşlar, hayatımın en güzel zamanları 18-30 yaş arası tamamen kayboldu.
Tek aktivitem kumar oldu.
Kaybettiklerim sadece maddi değil; ruhsal olarak da büyük bir kayıp yaşadım.
Ama geçmişe çizgi çektim.
Psikologla yaptığım çalışmaların ana noktası hep buydu:
Geçmişi kabul etmeden bu illeti yenemezsiniz.
Artık, param cebimde, stresim yok, sinir hali yok.
Kendime bu çileyi nasıl çektirmişim diye hayret ediyorum.
Şükür ki bir daha dönmemek üzere bıraktım.
Önümüzdeki 3-4 yıl içinde düze çıkıp evimi ve arabamı alacağım.
Artık helal kazancımı haramzadeye vermeyeceğim.
Buraya yazmamın amacı:
-
Kumar oynamamış olanlara ibret olsun.
-
Kumar batağına yeni düşenler, bu işin nereye gideceğini görsün.
Herkese kumarsız, helal kazançla mutlu günler diliyorum.