Bölüm 1
10 sene bu illetin bir köşesinde kaldım. Benden net giden para belirsiz, aşağı yukarı kaba taslak bir hesap yaparsam 7-8 trilyondan fazla kaybım var, abartısız. 10 senelik işçi maaşım da ortada yok. Güncel borç bakiyem – 900.000. Benim hiç paramın olmaması için 900 milyara ihtiyacım var. Ailem için ayakta durmaya gayret ediyorum, onlara bir kazık daha atıp bu dünyadan göçmek istemiyorum.
23.02.2025 İstanbul depreminde her şeye tövbe ettim, namaza başladım, yeni bir sayfa açtım kendime. Allah nasip ederse bir daha da dönmeyeceğim. Bu yazımın üzerinden 1 yıl geçtiği zaman tekrar durumumu paylaşacağım. Sizlerle buraya yazmamın amacı, belki yolun başındaki bir kardeşimiz bu rezilliklerimizi okur, ibret alır ve vazgeçer.
Admin’e de sonsuz teşekkürler; başlamadan önce güzel bir iş yapıyorsun dostum. Oynarken de okuyordum insanların neler yaşadığını, başlarından geçenleri… İçimizde binbir pişmanlık sonucu belli olan kayıp ve hüsran olacak bir sistemde ışık arıyordum. Oynayarak bir ateş yandığını düşünün, ortada biz o ateşin çevresinde dönen sinekleriz; elbette sonumuz, o ateşe yakın oldukça yanmak olacak.
Dostum, kardeşim, yolun başında olanlara sesleniyorum: Borcun, kaybın ne olursa olsun bırak, emin ol bu sistemden geri çıkamayacaksın. Kaybını oynamaya devam ettikçe borcun daha çok artacak, emin ol. Sana bugün kaybını sistem verse, yarın iki katını geri vereceksin çünkü bu sistemi çözdüm diyerek durmayacaksın artık.
Şunu anla: Sen oynamak için o heyecanı tekrar tekrar yaşamak istiyorsun, amacın buradan kaybını çıkarmak vs. değil, tamamen hasta beynin seni kumara teşvik etmek için o hazzı yaşamak istiyor. Bahaneler veriyor. En basiti: 100 lira, telefon faturası var mesela, senin cebinde de 100 lira varsa, faturayı yatırmaz, 100’ü 200 yapmak için sistemin çarkına verirsin.
Bazen düşünüyorum, şu anki halime nasıl geldim? 10 yıl önceki karakterimle şu anki karakterim arasında uçurum var. Kendi kendini tanıyamayacaksın. Sana her şeyi yaptırır bu illet, oynaman için yapmam dediğin her şeyi yaparsın, sana sen bile şaşırırsın. Çok profesyonel bir yalancı olursun, etrafında ne haysiyetin ne şerefin kalır, itibarın gider, itibarsızlaşırsın. Biz de hep verdik, kazandık ama bu döngü uzun vadede senden donunu bile alır, sen fark etmezsin. Kumarbazın aklında 10 trilyonda kaybetse, bu sistemde son kazancını beyin sürekli hafızanda taze tutar, tekrar tekrar oynaman için… Site sahiplerinin köpeği oldum resmen.
Şuan maaşım 50.000 TL ama 10 senedir bir kez ağız tadıyla maaşımı harcıyamadım. Sürekli “bu sefer verecek, bu sefer verecek” diye die die sitelere akıttım son damlasına kadar. Sitenin köpeği olma kardeşim. İnsan düşünebilen bir canlı, kumar bizim beyin yapımızı alt üst etti, idrak edemiyoruz kayıplarımızı.
Kurulan bu kumar sistemi, legal veya illegal, senin, benim, para kazanalım diye kurulmadı; adı üstünde, hepsi donuna kadar almak için kurulan bir sistem. Kaç kez ev kiramı kaybettim bilmiyorum, çalıştığım firmanın ödemelerini ben yapıyordum, tek çalıştığım için onların dahi parasını sayısız kez bir tur attırmak için kaybettim. Sağdan soldan borç harç geri toplayıp verdim.
Parmağımdaki alyanstan tut, cebindeki eve alacağın iki ekmek parasını dahi verdik bu şerefsizlere. Denemedik taktik kalmadı. Bu sisteme verdiğime karşı iki kez de devlet tarafından yasa dışı bahis suçundan ceza yedim. Sonu yok, bu kuyunun dipteyim dersin, ertesi gün devam edersen borcun iki katı, üç katı olacak, emin ol. Ama bir gün, bir ayda dibin dibine ineceksin, her batmanda “keşke burada dursaydım” diyeceksin. Oynarsan, kimse kalmayacak arkanda. Paran kaybettin, bu sözü unutma. Aileni de kaybetme. Bu masalarda, haramda huzur ve mutluluk ararsan, mutluluk sana haram olur.
Güzel kardeşim, bırakmak için daha neyi bekliyorsun? Kaç sene daha yaşıyabiliriz bu stresle? Değer mi bu parayı kaybetmeye? Önce inan, yaptığının büyük bir hata olduğunu kendine itiraf et ve kumar oynadığını kabul et, yoksa kurtulamazsın.
Diyelim, son bin TL var, girdin slota veya blackjack’e veya rulete, sana 50k, 100k verdi. O para nereden geliyor? Site sahibi, puştun, cebinden mi çıkıyor? Senin, benim gibi bir beyni hasta eşşeğin, son parasını birimizin cebinden alıp diğerimizin cebine koyuyor. Ahlı para kardeşim, hayırını mı göreceğini sanıyorsun? Haram para çıkacak geri senden, belki 100 katı, sen fark edemeyeceksin.
Bazen düşünüyorum, elhamdülillah Müslümanız, herkesin bir sınavı var bu hayatta. Allah kimseye taşıyamayacağı yükü yüklemez. Benim sınavım bu mu diyorum? Çok acılar çektim, anlatamam. Öyle duygu yüklüyüm ki çatlamak üzereyim. Sağlığım bozuldu, kişiliğim bozuldu, karakterimi kaybettim. Sanal masalarda özgüvensiz, bitik, hayallerini blackjack masalarında, iddia kuponlarında kaybettim.
Hastalıklı gibi insanlar benden kaçıyor, telefonlarımı açmıyorlar, belki para isterim diye. Artık insanlar bize mesafeli duruyorlar.
16 kredi çekmişim şu ana kadar, kredi kartlarım, avans hesaplarım zaten hepsi patlak. Faizde, özel sektörde ücretli çalışıyorum. Üzüyorum kendime, sadece bu hale nasıl geldim, kahroluyorum. Maaşım hacizli, yuvam kalmadı, boşanma sürecindeyiz, ailem reddetti, sahip çıkan yok artık bana. Yolun sonunda Allah’a sığındım. Hiçbir şey için geç değil. Hata yaptım, hatamın bedeli intihar değil. Çoğu hikâyede hep intihar etmek üzereyim yazılmış.
Ben bir dünyamı mahf ettim, ahiretim de mahf edemem. Aileme de bu acıyı yaşatamam. Hatanın bedeli canım olamaz, bankalar gelip canımızı alamaz. Bunu idrak edin.
Önce doğum süreci çok sancılı olur, gömlek ne kadar daralıyor sa, yırtılacak demektir. Gecenin en karanlık anı gündüze en yakın olandır. Altın şekil almak için yanmıyor mu kardeşim? Sende, bende sabredeceğiz. Rabb’in buyuruyor, rızkına ben kefilim, die. Ödenecek bu borç da bitecek, belki 2 sene, belki 5 sene, belki 10 sene ama bitecek. Sen yeter ki tövbenin üzerinde dur.
Para algımı yitirdim, 50 bin lira, 50 TL gibi geliyordu. Kaybetmeye o kadar alışmışım ki, giden paraya üzülemiyorum. Vücut acıya gülerek tepki vermeye başlıyor ve yalnız kendini bitirmiyorsun. Kumarı bir yangın düşün: aileni, çevreni bir orman, şimdi bir orman yangını hayal et, tek tek sonuna kadar yanıyor tüm ağaçlar. Bu işin sonu yok, duracağı yok. Kangren kolu kesip atacaksın, başka çare yok. Dipte misin, dipte bırak. Yeni mi başladın, hemen bırak.
Bu gece şanslı, gecen mi kazandı, bırakamazsın. O salak, yarım aklın sana, son kazandığın paranın fragmanını defalarca izleyecek, beyninde dönecek. Bu oynarsan yok olacaksın. Yok olacağım, yok olacağız, bunu kafana sok artık.
Çok sadık bir av köpeği gibi elimizde, avucumuzda olanı site sahiplerine taşımayalım. Artık bu döngüyü kırman lazım. Etrafımda bir tane dostum kalmamış, yalnızım. Beni yalnızlık öldürecek. Bu gidişle borç biter, bir gün para yerine gelir ama itibar bir kez gittiyse bitiyor.
Geçen ayın 16.05.2025’te bıraktım, tövbe ettim. 25 gündür oynamadım. Hesabıma para geldi, 28-30 bin durdu hesabımda. Hayatımda ilk kez kardeşime para lazım olmuş, tabi benden istemiyor. Biliyor, abisinde ne var ne çıkacak, çünkü kumar vardı. Biz de kimseye umut beklemiyor artık… Destek olabildim hesabına, attım direk. Anlatamam bunu size, zaten hiç bir ödememe yetecek bir para değil. O parayı anlamlı bir şey için 10 sene sonra kullanabildim. Onu da sitelere yedirmedim.
Bir kez daha: her gün kendi kendime tekrar ediyorum, tekrar tekrar. Bıraktın, bitti. Kafana girene kadar kumar hem maddi hem manevi olarak bitirir.
Çok ibadetlerime özen gösteren biriydim, korkardım kul hakkından. 10 sene evvel, 36 yaşında kendimi kayıp sonrası Mevla’ya söverken buldum. Sümme haşaa. Yapıyorsun, yaptırıyor sana. Bu dünyanın en tehlikeli şeyi bu; varken yoksun, ölü gibisin. Hiç dikkat ettin mi? Yol da yürürken, gülen, gülebilen, mutlu insanlar var. Ben uzun süre dolu dolu güldüğümü hatırlayamam. Ağlatır çünkü kumar seni de ağlatır, ananı da ağlatır.
Youtube’da skeç açmıştım, “Güldür Güldür” varya, uzun süre sonra gülebildim. Daha önceden izlerdim, gözün orada, kafan senle olmadı için, hiçbir şey hissedemezdin. İstersen dünyanın en güzel olayı senin yanında olsun, sen orda yoksun, bakarsın, ne anlarsın, ne hissedersin. Heykel gibi, put gibi, buz gibi. Duyguların ölmüş. Senin yerine nefret, kin, asabiyet gelmiş. Ablam bir kere kafama silah mı dayıyor: “Oynama!” diyordu. Sanki daha beteri, gizli bir güç, o son paran neyse gidecek o sisteme.
Son zamanlarda dikkatimi çeken bir şey: Param sınırlı olduğu için çok küçük betler alıyordum, sadece oynamak için. O da bitince kumar bitermi senin için? Hadi, demolar…
Yorumlara göre bölüm 2 gelecek. Farkındaysanız yaşadığım acıları yazmaya çalıştım çünkü hepimiz bir şekilde bu ağı düşmüşüz. O sebeble. Ama benim başlama olayım biraz farklı. Burada okuduklarım dışında bir sanal oyun oynuyordum. Bildiğiniz üzere çoğu oyun ücretli: karakter geliştirme falan, Top War adlı bir oyun oynuyorduk. O zamanlar, gerçi çoktan bıraktık, aklımız fikrimiz artık kumarda olduğu için. Neyse, bir ittifakın lideriydim, yabancı oyuncular da vardı; Fransız, İtalyan vs. Biz de eziliyorduk. Oyunda adamlar dolarla oynadı, kur farkı var, arada ben de o dönem maaşımdan vermek istemiyordum.
Tabii, Youtube’de gezerken ilk iddia üzerine kazanan insanların, tahminci sayfalarına denk geldim. Tabii bu itlerin çoğu kayıplarını değil, kazançlarını gösteriyor. Hepsi bilgisayarla oynanmış kuponlar. Hani bunların böyle bir kerameti olsa, biri bin yapacak, gider para ezer, yer eser, oturup sandalyede “sende kazan” die akşama kadar yayın açmazlar.
İşte dedim, benim olayım bu. Takımı da bıraktım. Neyse, çünkü kaç kez tövbe ettim bilmiyorum, hatırlamıyorum sayısını. Bugüne kadar koyu fenerliydim. Artık milli takım maçı dahi izlemem çünkü izlerken içine giriyorsun, tekrar tekrar, şu olur, bu olur derken bir bakıyorsun kupon yapıyorsun.
Sonra borçlanmalar, eşe dosta… Daha sonra işler çığrından çıkmaya başlıyor. Nereden, neyi kurtaracağını bilecek duruma gelmiyorsun. Krediler çekiyorsun. Bankalarda kaşar, gece saat 3-4’te sen ne… Kime veriyorsun 100 bin, 200 bin krediyi? Gece, kafan sende değil, onaylıyorum, tıklıyorsun, krediye geçmiş olsun, gitti.
3 senen, çoluk çocuğun nafakası, iş yerim çok uzak, bana yarı yola kadar yürüyorum, ki bir akbil eksik basım yemiyorum, içmiyorum. Kumar gidiyor. Nedir? Biz kazanacağız bilirmisiniz? Mariana çukuru var, dünyanın en derin çukuru. İşte kumar, onun 100 kat daha büyük bir çukuru. Dibteyim, dersin, onun 2 misli daha dibe batarsın, sonu yok. Bu döngü çok uzun…
Artık bitirelim. Oynamayın. Cinselliğinize kadar insan vücuduna zarar veriyor. Kumar pişmanlıktır.
Çok büyük kayıplar yaşadım toplam da 15 milyon ve kayıp 12 sene.yaşama sevincimi elimden aldı bu illet.kendim için kalan ömrüm için son kez deniyorum ve inşallah kalan ömrüm bu illetten uzak geçerse kazanan ben olacağım.Para boyutunu geçtim artık dünya hırsını bi kenara bırakıp kalan ömrümü huzurlu yaşamak insan gibi yaşamak tek dileğim.Allah hepimizin yardımcısı olsun.