Adıma Leyla demek istiyorum.
Ben bir kadınım. Bu sabaha “Allah’ım gözümü açmak istemiyorum” diyerek uyandım.
Bugün benim doğum günüm ve ben kendi ipimi yine çektim.
Öğrendim ki bir insanın kendine yapacağı kötülüğü, düşmanı bile yapamaz.
Biraz uzun olacak, umarım paylaşırsınız ve benim milâdım olur.
15 yaşımdan bu yana (şu an 28 yaşındayım) hep çalıştım ve okudum. Çok şükür, para sıkıntısı çektiysem de bu daha çok yiyip içmekten ve alışverişten oldu; belli bir evreye kadar.
Kumarla ilk tanıştığımda sanırım 23 yaşındaydım. İş sebebiyle ziyaret ettiğim bir dükkânda bir kadın arkadaşım oldu. Zamanla sohbetler koyulaşınca… Bir gün çok sevindiğini, adeta şok geçirdiğini fark ettim. Ne olduğunu sorduğumda bana ekranı gösterdi: Max win almıştı.
Tabii o zaman anlamamıştım. “Keşke bana da böyle para gelse” demiştim içimden.
Aradan birkaç gün geçti, aynı arkadaşım yine gözümün önünde max win kazandı; gidip ata altınları alıyordu vs. Dedim ki: “Bunu ben de yapmalıyım, bana üyelik açar mısın?”
Tabii ki açtı.
Benim bitişim işte tam o marinada başladı. Dün gibi aklımda.
Kumar nedir bilmezdim. Sülalede “kumarcı” diye anılan bir eniştemiz vardı, o da kahveye giderdi zaten. Benim o ana kadarki tek alışkanlığım alkol, alışveriş ve gezmeydi.
Bana oyun gibi gelmişti. Sürekli oynuyordum; güya max win düşürecektim ya…
Ama hiç kazanamadım o süreçte. Kazanamadıkça sinirleniyordum. “Olur mu bu kadar da, artık vermesi lazım” diyordum. 30 koyuyorsam 3 veriyordu, onu bile kazanç sayıyordum.
Bıraktım… bıraktığımı sandım. 24 yaşımda.
Aileme hiç gelemedim. Anne-baba ilişkim hiçbir zaman sağlam olmadı. Anneme para verdikçe insan oldum, parasız kaldıkça tanımadığı insanlara bile “Kızım işsiz güçsüz” derdi.
12 yaşındaydım, hiç unutmuyorum:
Beni yataktan sarsarak kaldırdı, koltuğa oturttu ve dedi ki:
“Bak, seni de kimse sevmeyecek. Baban beni boşamak istiyor. Okumazsan, paran olmazsa seni kimse sevmez.”
Babam da çok cimridir. 100 TL bile alsam geri bekler, borç diye verir.
Yani ben hep yalnızdım bu hayatta.
Kendime iyilik yapacak olan da bendim… ama ben fark etmeden kötülüğü seçtim.
Tekrar devam ediyorum… Bıraktığımı sandım demiştim ya; her maaşta anneme yolladığım miktarlar beni zorlamaya başlamıştı. Aralarda ufak ufak oynayıp kendimi döndürmeye başladım, 25 yaşımda.
Sonrasında ne oldu, ne cesaret bilmiyorum; siteye 30 bin TL yatırdım, 90 bin oldu. Şok içindeydim. Koyduğum 30’u gözüm görmüyordu. Hemen gittim, kendime 3 tane Ajda bilezik yaptım. “Şansım döndü” sandım.
Zehir işte orada salındı: büyük oynamak.
Bunlar olurken iş yerim sözleşmemi yenilemedi ve işsiz kaldım.
Araları hızlı geçiyorum…
26 yıllık hayatımda hiç tatile gitmemiştim. Çalışmaktan fırsatım olmamıştı. Yazlık bir bölgede yaşayan bir arkadaşımın daveti üzerine düşünmeden yanına gittim.
Orada yaşadığım hayat, hissettiğim huzur 5 ay sürdü ama o kadar güzeldi ki…
Aynı zamanda çalışmaya başlamıştım. Bir sürü arkadaşım vardı, sosyaldim, maddi sıkıntım yoktu. Kolumda bileziklerim, bankada biraz param ve işim vardı.
Aşık olduğumu da sandım. Rüya gibi ayların içinde o da vardı. Ama sonu hüsran oldu. Adam evli çıktı ve minicik bir bebeği vardı.
Asıl bitiş hikâyemi burada yazmaya başladım.
O kadar hırslandım, ağladım, kabullenemedim ki… Bir gecede ne olduğunu anlayamadan, hesabımdaki 60 bin TL, kredilerle birlikte 90 bin TL gitti.
Bunu yapmam 2 saatimi aldı.
Sanki ben ben değildim. İçime başka biri girmişti. Kendimden korktum. Çok ağladım.
10 yıldır yaşamadığım aile evine döndüm. “Asla o eve dönmem” derdim.
Düştüm işte… dönmek zorunda kaldım.
Anne-babam evde arkadaş gibi yaşıyorlardı, yıllardır boşanmadan.
Evdeki stres, alışamamak derken tekrar oynadım ve 1 saatte 60 bin TL daha gitti.
Toplam kayıp 210 bin TL.
Kendime vuruyorum, kendimi dövüyorum. İştahım kesildi. İş yok.
Kızım, neden hâlâ kendini batırıyorsun? dedim kendime.
Bir arkadaşımı aradım, ağlayarak:
“Ne olur beni engelle, beni kurtar, ben yapamıyorum.”
“Sana iş bulacağım, bekle” dedi.
1 hafta ne aradı ne sordu.
Tekrar oynadım. Borç 250 bin oldu.
Neyse, bir şekilde iş buldum. 30.000 TL.
Temizlik yapmaya bile razı hale gelmiştim.
1 ay oynamadım. Sonra tekrar dürtüler başladı. “Boşa çalışıyorum” diyordum.
Anne ve babama ağlayarak gittim:
“Kurtarın beni, dayanamıyorum.”
Annem beddualar ederek kendini yerlere attı.
Babam: “Ne salaksın, borçlarını sen ödeyeceksin, nasıl ödersen öde” dedi.
Ben sadece sevilmek istemiştim.
Keşke söylemeseydim. Banka hesaplarımı bile almadılar. Benimle ilgilenmediler.
Kumardan kazandığım bilezikleri sattım. Bir kısmını kapadım.
İnanın, borç defalarca kapanacak seviyeye geldi… ama ben yine açtım.
Bugün itibariyle 28 yaşındayım.
Şu an yeni bir aşkın içindeyim. Çok uzakta yaşıyor.
Onunla tanıştığımda borcum 170 bindi. Kafamda tek düşünce vardı:
“Bu borcu hemen bitirmeliyim ve gidip onunla mutlu olmalıyım.”
Ne mi oldu?
Aynada kendi yüzüme bakmak istemiyorum.
Aktif borcum 300 bin TL.
Ve bu sadece 2 ayda oldu.
Dün gece 70 bin TL kaybettim.
Hiçbir şey hissetmiyorum. Artık üzmüyor bile.
Buraya yazmak istedim. İnşallah milâdım olur.
Okuyan kadın arkadaşlarım… yapmayın.
Hikâyem o kadar uzun ki, boğmak istemedim.
Bu illet, bir kadına kendini satmayı, yaşça büyük adamlarla birlikte olmayı bile düşündürür. Yaptırır.
Bütün pislikleri, yaşadıklarımı, kayıplarımı, rezil günlerimi silmek istiyorum.
Sevdiğim adamla olmak, onunla mutlu olmak, anne olmak istiyorum.
Bugün tarih 08.12.2025.
Tekrar Rabbime yalvarıyorum:
Beni bu illetten, bu bağımlılıktan kurtarsın.
Yola yeniden başlıyoruz.
5 yılım yitti gitti.
Varsın borç öderken 2 yılım daha gitsin.
Aydınlığı seçiyorum.