Sıradaki Hikayeler

Başlamayın Arkadaşlar!

Yazar Hakkında

  • İsim: Tayfun
  • Yaş: 28
  • Şehir/Ülke: Samsun / Türkiye
  • Meslek: Garson
  • Kaybedilen Miktar: 300.000 ₺
  • Kaybedilen Zaman: 1 – 3 Yıl
  • An İtibariyle Kalan Borç: 20.000 ₺

Herkese merhabalar.
Ben de uzun zamandır bu sayfayı takip ediyorum ve burada okuduğum hikâyeler bana inanılmaz derecede yardımcı oldu. Her hikâyeyi okudukça “Hâlimize yine de şükür, daha beteri de olabilirdi” dedim.

Benim kumar maceram 2-3 sene önce başladı. Daha öncesinde de oynuyordum ama 10-20 TL gibi, beni üzmeyecek küçük miktarlardı. Tuttu mu sigara alırım, tutmazsa sağlık olsun diyordum.

Ama 2-3 sene önce 5 yıldır birlikte olduğum kız arkadaşımdan ayrıldım. Psikolojim tamamen bozuldu. Her an onu düşünüyordum, aylarca doğru düzgün yemek yiyemedim, uyuyamadım.
Ve işte o dönem bu illete gerçekten başladım.

İlk zamanlar her şey “güzel” görünüyordu.
Atıyordum—kazanıyordum.
Adrenalin, heyecan, “mutluluk” sandığım bir duygu…
Kaybettiğimde ise yüzüm taş kesiliyordu.

Ama işin kopma noktası kredi kartıyla büyük kaybetmem oldu.
2 gecede yaklaşık 100.000 TL kaybettim.
Asgari ücret alan bir adamım… Dünyam başıma yıkıldı. “Ben bunu nasıl ödeyeceğim?” diye günlerce kendimi yedim.

Ailem yardım etti, borcu kapattık. Ben de onlara her ay 15 bin TL ödeyerek bu borcu bitirdim.
Kredi kartlarını kapattım, iptal ettim.
Ama şeytan boş durmuyor…

Bir gün Instagram’da reklam çıktı:
“Elden taksitle motosiklet satışı.”

Gittim, yaklaşık 100.000 TL borca imza attım.
Motoru hemen sattım, nakite çevirdim.
Kumara bastım.
O da gitti.

Can havliyle, aklımı tamamen kaybetmiş bir şekilde, annemin altınlarını aldım.
Evde yokken bozdurdum.
Onu da kumarda kaybettim.

Babam hayatta değil.
Evde sadece annem ve bir kız kardeşim var.
Kız kardeşim okudu, öğretmen oldu, atandı.
Sağ olsun, o kredi çekti de annemin altın borcunu kapatabildik.

Şimdi sadece motorun borcu kaldı.
Onu da aylık 20 bin TL olarak ödüyorum. 5-6 aya bitecek.

Yaklaşık 1 yıldır oynamıyorum.
İnanın kafam çok berrak, çok rahat.
Kendime vakit ayırabiliyorum.
İşten kalan zamanlarımda gerçekten hayatı yaşıyorum.

Çok şükür elim ayağım tutuyor.
Borç çalışılır, ödenir.
Ama itibar, güven, saygınlık kolay kolay geri gelmiyor.

Arkadaşlarımla aramı düzelttim.
Spora başladım.
Yeni bir kız arkadaşım var.

Diyeceğim o ki dostlar…
Zararın gerçekten neresinden dönersen kârdır.

İntihar etmeyi ben de çok düşündüm zamanında.
Ama o borcu ailene bırakmak, annenin senin ardından ağlaması…
İnsana çok ağır geliyor.

Victor Hugo’nun çok güzel bir sözü var:
“En karanlık, içinden çıkamayacağın geceyi düşün. Sabah olmadı mı? Yine olur.”

Kendinize saygınız varsa uzak durun bu illetten.
Allah hepimizin yardımcısı olsun.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir