Dün Gece Annem Aradı!

Yazar Hakkında

  • İsim: Poyraz
  • Yaş: 23
  • Nereden: Ordu / Türkiye
  • Meslek: Öğrenci
  • Kaybedilen Miktar: 12.000 ₺
  • Kaybedilen Zaman: 1 – 3 Yıl
  • Tek Cümlelik Kumar Özetin: İnsanın kendisinden utanmasıdır kumar.

Şu an sırtımı duvara dayamış boşluğa bakıyor gibiyim; eğer bu hikayeyi okuyorsan seni mutlu edecek bir şeyler paylaşmayacağımı itiraf etmeliyim. Ben Ordu’ da üniversite eğitimi gören lisans son sınıf öğrencisiyim. Bu dönem de son dönemim ve özellikle belirtmek istiyorum şu an cebimde bir kuruşum dahi yok.
Öncelikle kendimden bahsedeyim biraz; ben kendimi bildim bileli çalışan, kendi kendine yetmeye gayret eden birisiyim. Üniversiteye geldiğimden beri yazları çalışıp okul harçlığını çıkarmaya çalışıyorum. Bu dört sene boyunca böyle devam etti. Hatta bu sene cebimde fazladan para bile vardı. Bir arkadaşın tavsiyesiyle online bahis oyunlarına başladım.

Önce 10 lirayla başladım sonra 20, 50 derken 100 lirayla oynamaya başladım. Bir ara 2000 TL kazandım ve çektim. Kendimle gurur duyuyordum ( keşke şu an da o duyguyu bir nebzede olsa tatsaydım.) Oynarken o paraları ne zorluklarla kazandığım hiç aklıma gelmiyordu, basit bir klavye dokunuşuyla 2000 TL’yi hemen çarçur ediyordum. Sonuçta o an her şey sanalda gerçekleşiyordu. (Kendimi haklı çıkarmak için demiyorum. Oynayanlar bilir ne dediğimi )

Kasa sıfırlanınca anca kendime geliyordum. O zaman biraz durup düşünmeye vaktim oluyordu. Bir sigara sardım (memleketten getirdiğim tütünü içiyorum) yakıp düşünüyordum kendi kendime; ” Nerede hata yaptım? Oyuna kendimi kaptırdığım için kaybettim. Aslında bir el oynayıp bir el dursam olacak. Tamam bu sefer çözdüm! Küçük oynayıp emin olduğum zaman yüklü bir miktarla oynayıp yırtarım.” gibisinden içi boş hülyalarla kendi kendimi haklı çıkarıp işe koyuluyordum.

Artık 100 liraya bakmıyordum bile. Minimum 250 TL ile oynuyordum. Sonra 600, 650 ve en büyük kozum 1.000 TL ile oynuyordum. Sonuç nemi; kocaman bir hüsran. Tam 12.000 TL kaybettim. İşte benim asıl batış hikayemde şimdi başlıyor. O an durdum: Çünkü artık oynayacak param kalmamıştı. Sadece param değil, özgüvenim, kendime olan saygım, aileme olan saygım, her şeyin bittiği andı o an.

Boşlukta yüzüyor gibiydim. Arabaların sesleri, insanların komik sohbetleri sanki rüzgar beni sarsmak istercesine, bütün bu gürültüler kulaklarımdan bedenime bir iğne gibi işledi. İliklerime kadar hissettim. Bir ara titrediğimi hatırlıyorum, gerçek hayatla yüzleşince ne kadar yalnız olduğumu duvara yaslanma güdüsüyle fark ettim. Yirmi iki gündür ne doğru düzgün uyuyabiliyorum ne de yemek yiyebiliyorum. Okulu saldım.

Bir ay oldu okula gitmeyeli yakında (bir- iki hafta içerisinde) vizeler başlayacak ama hiçbir şey beni kendime getirmiyor. Arada bir esen rüzgarla kendime geliyorum. Sonra tekrar yalnız hissediyorum. Bir ara uyurken aniden annemin sesiyle irkildim. Uyandım sigarayı sararken zangır zangır titrediğimi hatırlıyorum. Normalde çok hızlı sararım ama o an annemin o masum ve sevgi dolu bakışı geldi gözümün önüne. Utançla yüzümü başka yöne çeviriyordum.

Bulaştığım bu kumar illeti yüzünden annemin yüzüne bakmaya korkuyordum. Kendimi daha fazla tutamadım. Kirpiklerimin ucunda dakikalardır toplanan yaşlar, bir anda boşalıverdi. Ben kendimi hiç bu kadar çaresiz hissetmemiştim. Sabah oldu, öğlen oldu ve ben hala oturuyordum. Telefon çaldı. Annem arıyordu. Çok korkmuştum. “Acaba rüyasında gördü mü?” diye telaşlandım. (Bilirsiniz anneler hisseder diyorlar) Tam kapanacak iken açtım, bir sürü hak etmediğim iltifattan sonra telefonu kapatma istemi oldu ben de.

Çünkü annem söyledikçe ben daha çok utanıyordum. Normalde her zaman; “paraya ihtiyacın var mı?” diye soran annem bu sefer söylemedi. Çünkü biliyor benim okula gelmeden önce ne kadar paramın olduğunu, zaten söylese de ben istemeyeceğim çünkü bu sefer babam soracak o kadar parayı ne yaptın diye. Kendimi hiç bu kadar çaresiz hissetmemiştim. Bütün öz güvenim yok oldu.

2 Yorumlar

  1. 12 bin tl icin vakit çalma burda lutfen

  2. Poyraz merhaba,

    Öncelikle imla kurallarını çok iyi kullanıp beni editlerken yormadığın için ve şiirsel bir anlatımla okuyucuların duygularına değindiğin için sana çok teşekkür ederim. Ya hikayen sadece içinde bulunduğun duygu durumdan dolayı böyle bir noktada bitti ya da teknik bir hatadan devamı gelmedi ama ben ve eminim birçok kişi son durumundan da haberdar olmak isteriz. O yüzden eklemek istediğin noktalar olursa bu yazının altında yorum olarak belirtebilirsin.

    Hikayene gelince, kaybettiğin meblağ buradaki birçok insan için cidden çok basit bir rakam olarak görülebilir ama senin de dediğin gibi kaybettiğin öz güven ve hayat neşeni geri getirebilecek bir meblağ yok. Kumar aslında en büyük darbeyi duygular üzerinde yapıyor ki üniversite öğrencisisin ve mezun olup atandığında sadece 1 veya 2 aylık kazancınla bu kaybı ört bas edebilirsin.

    Benim sana naçizane tavsiyem ki emin ol hala çok iyi bir noktadasın. Senin gibi gençlerin bu lanet çukura düşmesi beni derinden üzüyor. Çünkü bende senin gibi en güzel yıllarımı kumara verdim. Ve akabinde devam edecek olan gençliğin zirvesi sayılabilecek 30 40 yaş arası yıllarımda borçla gidiyor. Bu borcu ödemek için sabah akşam mücadele veriyorum, 15 18 saatlere varan çalışmalarım oluyor ki 1 günü mü dahi kurtarsam benim için kardır mantığı ile hareket ediyorum.

    Kumar oynayanların fark edemediği en büyük kayıp zamandır. Bak bir gece de 130 bine yakın kredi çektim ve gene aynı gece hepsi gitti. Faizi ile beraber 200 bin liraya yakın bir geri ödeme tablosu karşımdaydı. 1 gece eğlendim, dopaminin zirvesini yaşadım, alkolüm elimde, bilgisayarım karşımdaydı, 3 paket sigaramda yanımda. Dopaminin benden istediği bütün şartları çılgıncasına gerçekleştirmiştim.

    O kadar muazzam bir keyif aldım ki anlatamam. Sınırsız alkol + 3 paket sigaram + en sevdiğim yemeğim + 130 bin bakiyem ve o lanet sitelerin süper hızlı ödeme sistemlerinin takır takır çalışması! O kadar müthiş 1 koca gün! O bile değil dolu dolu geçen 5 saat!

    Sonuca gelelim! Gecenin sonunda (güneş doğmuş, candan bakıyorum insanlar sabahın zifir aydınlığında 300 dolar kazanmak için 13 saat çalışacakları inşaat alanına balık istifi 2000 model TATA dandik otobüsleriyle ellerinde yemek kapları işlerine gidiyordu. Cam açıkken içtiğim sigara bile 5 dakika içinde dışardaki aşırı nem, sıcaktan beni terletmeye yetmişti. O adamlarda kask var, inşaat için kalın bot ayakkabılar ve inşaat elbisesi (bilirsiniz kalın bir kıyafet) vardı.

    Ben tükenmişlikle onları izleyip yatağa uzandığımda neyi fark ettim biliyor musun? O gün 3 yılımı daha verdim. Yaş 27 – 28 tam hatırlayamıyorum ama çektiğim 2 kredinin toplam geri ödemesi 200 bin lira ve 3 yıllık kredilerdi. Farkındaysan 5 saat = 3 koca yıl! Kendi kendime ödeme düzeni çıkarıyorum ama oda yetmiyor. Gene bu namussuzların tuzağına gitmek istiyorum. Çünkü artık o ödemeleri ve kaybedeceğim zamanı düşünmek bile beni ürkütüyor, o saatten sonra o stresi kaldırmanın da gene kapısı kumar oluyordu! İşte bu mesajlar beyne tanımlanmış dopamin mesajlarıydı.

    Bir anekdot daha belirtip mesajımı sonlandıracağım. Sadece o gün üzerine bir soğuk su içip şu an olduğum hale gelmiş olsaydım, kabaca 600 veya 700 bin liram hala cebimde ve ben 3 veya 4 yıl öncesinde şu an özgürlüğümü yaşıyor, bu kadar çalışmıyor olacaktım. Hala gençliğimi şimdiye kadar 4 yıl daha bomba gibi yaşayacaktım. Üzerine o vereceğim meblağlarda bende olacak, hep isteyipte yapamadığım babama bir araba, anneme “hep istediği o şehirdeki asansörlü evi” satın alabilecektim.

    Yalancının babası oldum, borç içinde sokakta yüzüne tükürmeyeceğim insanlardan para ister oldum, tefecilerden 10 bin lira için 20 – 30 bin lira ödemeyi kabul etim. Neler neler. Para da değil ki olay. Yıllarca ailemin telefonlarına bakmadım. Ayda 1 kere yaşadığımı bilmeleri için açıyor, onda da 2 dakika sürmeden kapatıyordum.

    Millet yanımda; “Şu ev nasıl? Yarın bunu almaya gidiyoruz. Şu arabayı aldım. Yazın tüm ailemi Bodrum’a tatile götürüyorum.” naraları atarken bende 1000 lira kimden dileneyim de, akşama gidip yarım saatliğine bile olsa şu stresten kurtulayım!” ın peşine düşüyordum. Nice zenginlere ulaştım, nice videolar yapıp attım. Ağlayarak anlattım derdimi ama cidden bir el uzatılması içindi. Maalesef kimsenin ilgisini çekmedim. Çünkü öyle fena batmıştım ki insan içine çıkamıyordum, tehdit ediliyordum, borçları ödeyemiyordum ve daha nicesi… Burada yorum olarak yazmaya kalsam destan olur.

    Neyse, sonuç itibariyle olanları geri çevirmek diye bir kavram olmadığını anladım! Çünkü gerçekten böyle bir dünya yok! Unut. Ben bu uğurda neler denemedim! 1.05 oran mı desen, rulette YouTuberların anlattığı taktiklermi, slottan tut son dakika gollerimi, basket maçlarımı, aklına ne geliyorsa hepsini ama hepsini denedim! Hepsi koca bir yalan, aldatmaca. Uykudan uyanmadığın sürece o içinden gelen tatlı mesajların kölesi olmaya devam edersin. Herkes için o gün bugündür! bunun aksi olamaz. Ya hayatını seçeceksin ya da ömrünün sonuna kadar kaygıyla yaşayan bir köle gibi, borç içinde yaşayacaksın!

    Sen hala çok şanslısın. Yaşın daha çok genç ve en güzel çağa giriş yapıyorsun. Buda benim hikayemden özetti sana. Lütfen beni düşmanın bil, ama kumar hayatına elveda de! Böyle bir dünya yok! Kimse kimseye bedava para vermez. Şans vardır ama insan beyni normlarının dışına çıktığında o şansı kullanacak kapasitesi yoktur. Artık beyin ve dopamin seni kontrol etmeye başlar. Hikayemin daha geniş versiyonu ve benim bu işi nasıl bitirdiğimi de anlattığım E-kitabımı da okumanı tavsiye ederim. Merak etme her batışın bir doğuşu vardır. Ben bu sözü çok kullanıyorum ama benim tek gerçeğimdir.

    Kumarı ben bırakabildiysem, bunu bu yeryüzünde herkes yapabilir! Allah’a emanetsin. Annemin de ellerinden öperim.

    E-Kitap linki: https://www.kobo.com/tr/tr/ebook/kumar-pismanlktr

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir