Duyurular

Hayatınız Gözününüz Önünde Yok Oluyor!

18 yaşında başlayan bir kumar alışkanlığının 10 yıl içinde insanın hayatını, ilişkilerini ve kendine olan güvenini nasıl değiştirebildiğini anlatıyor bu hikâye. Londra’da yaşayan 28 yaşındaki anlatıcı, yıllar boyunca kazandığını ve kazandıkça daha fazlasını geri kazanmaya çalıştığını, borçlarını kapatmak için yaptığı hesapların ise defalarca boşa çıktığını anlatıyor.

Bir dönem ailesinin desteğiyle toparlanmasına rağmen aynı döngüye yeniden giren genç adam, bugün kumardan uzak bir hayatın mümkün olduğuna yeniden inanmak istiyor. Onun hikâyesinde dikkat çeken şey yalnızca yüz binlerce sterlinlik kayıp değil; kumar nedeniyle yıllar boyunca yaşadığı stres, yalanlar, borçlar ve normal bir hayat yaşayabileceğine dair umudunu yeniden kurma çabası.

  • İsim: Anonim
  • Yaş: 28
  • Şehir/Ülke: Londra / İngiltere
  • Meslek: Aile üretim fabrikasında sorumlu
  • Kaybedilen Miktar: 300.000 – 400.000 Sterlin
  • Kumarla Geçen Süre: 10+ yıl
  • Kumar Borcunun Kaynağı: –
  • Kalan Borç: 25.000 Sterlin

Selam, öncelikle İngiltere’de doğup büyüdüğüm için Türkçem sizlerin hikâyeleri kadar kuvvetli olmadığı için özür dilerim. Kumara nasıl başladım, kumar oynarken neler yaptım, pek girmeyeceğim çünkü okuduğum hikâyelere baktığımız zaman hemen hemen aynı şekilde yol almış ve gelişmiş. Ben bugün daha çok ne hissettiğimi anlatmak istiyorum ve sizlerle paylaşmak istiyorum. Tabii uzun süre hikâyeleri takip ettikten sonra bu kararı verdim.

Ben kumara 18 yaşında başladım. Benim babam 28 sene önce bu ülkeye gelmiş ve geldikten 5 sene sonra ticarete başlamıştı. Çok zengin değildik ama normal şartlara göre bir tık üzerindeydi durumumuz. Babam 15 yaşında beni işe götürürdü, paranın nasıl kazanıldığını öğrenmem için. Hiçbir zaman tembel alıştırmadı bizi. Bu arada evin 3 erkek çocuğunun ortancasıyım. Benim bir büyüğüm benden 7 yaş büyük.

18 yaşına gireceğim doğum günümü Londra dışındaki güzel bir gece kulübünde geçirme kararı aldık arkadaşlarla. Ertesi günü, Londra dışında yaşayan bir arkadaş sayesinde sadece dışarıdan görünen iddia şubesinin içerisinin nasıl olduğunu öğrendim. Ve aradan 10 yıl geçti, içeriden bir daha çıkamadım.

19 yaşında okulu bırakma kararı aldım ve aile şirketimizde en vasat işle işe başladım. Yaş 22-23’e kadar her zaman borca çalışırdım fakat hiç sorun etmezdim. Hayat o şekilde gitti. 24’te yavaş yavaş sorunumun olduğunu anladım ve bu pandeminin başlangıcından bugüne kadar hiç kendimi bu kadar kontrolsüz görmemiştim.

Çevremde her zaman mantıklı konuşan, iyi tavsiye verebilen bir insandım. İnsanlar fikrimi merak eder ve sorarlardı fakat kendi hayatıma hiçbir zaman uygulayamadım bu mantıklı düşüncelerimi. 10 sene içerisinde 3-4 defa dibi gördükten sonra aileme anlattım durumumu. Sağ olsunlar, bazen babam sert çıkışsa da hep desteklediler. Ben her defasında aynı duruma koydum kendimi.

10 senedir bir döngünün içerisindeyim. Her zaman kafamda, beynimde “4 hafta şunu öderim, 8 haftaya kadar bunun borcu da biter!” diye geçti 10 senem ve hiçbir zaman o haftalar gelmedi. Hâlâ “4 haftaya şunu öderim, 8 haftada şu kadar ödemiş olurum.” hesabındayım.

Eskiden kaybettiğimde “Siktir et kumarı, çalışır öderim, hayatıma devam ederim!” demek kolaydı. Şimdi her kaybımdan sonra kendime inancım düşüyor. Artık ben bile dediklerime inanmıyor hâle geliyor ve kendimi çok güçsüz hissediyorum.

Şu anda ailemin haberi yok. Sağa sola 10 bin sterlin borcum var, çok büyük bir borç değil aslında okuduğum hikâyelere göre. Kafamdaki hesaba, ki hiçbir zaman tutmuyor, göre 3-4 aya temiz olabilirim.

1 hafta oynamıyorum ve bir sabah anksiyete ile uyanıyorum. Aklımdaki düşünceler şu oluyor: “Eş, dost, selam verdiğim herkesten para aldım. Hakkımda neler düşünürler? Nasıl bir insanım ben? Bir an önce ödemem lazım. Ya en azından şu insanla aram pek yok ya da samimiyetim yok, şu kadar kazanayım bari onu ödeyeyim!”

Bu düşünceye yenik düşüp giriyorum.

Admin yorumu: İşte tam burada insanın kendi kendine kurduğu “borçları ödemek için tekrar oynamalıyım” düşüncesi devreye giriyor. Kumar oynama isteği, borç ödeme niyetiyle birleştiğinde kişi kendisini yeniden oyunun içinde bulabiliyor. Borcu kapatmanın yolu olarak kumarı görmek ise döngünün yeniden başlamasına neden oluyor.

Bazen vicdan azabından yatamıyor, aileme söylediğim yalanlar nedeniyle ailemin yüzüne bakamıyorum. Çok büyük strese giriyorum ve kendimi anlamsız bir şekilde orada buluyorum. Kazansam da kaybedene kadar çıkmıyorum. At yarışları ve makine slot.

Admin yorumu: Burada dikkat edilmesi gereken nokta, kişinin oyuna girerken koyduğu hedef ile oyundan çıktığı noktanın birbirinden tamamen farklı olması. “Şu kadar kazanıp çıkacağım” düşüncesiyle başlayan oyun, kaybı telafi etme isteği veya daha fazla kazanma arzusu nedeniyle uzayabiliyor. Sonuçta kontrolün kendisinde olduğunu düşünen kişi, neden çıkamadığını sorgulamaya başlıyor.

Bazen hayatım yolunda gidiyor. Örneğin 3 ay borç ödeyeceğim ve aileme “başka bir şeyden dolayı 3 ay para veremeyeceğim” gibi şeyler söylerken ailemin bunu kabul etmesi, benim de “3 ay rahat borç ödeyebileceğim” düşüncesiyle mutluluktan giriyorum gibi. Böyle hafifliyorum. Üstümden yük atılmış gibi oluyorum ve kendimi yine orada buluyorum. Eski yükümü tekrar sırtlıyorum.

Bazen çok ağır gelecek kaygısı yaşıyorum. Sanki kumar oynamasam bir şekilde olmayacak ve hiçbir şekilde ileriye doğru bir ışık görmüyorum. Kendimi yine orada buluyorum ve bir önceki durumumdan daha kötü bir şekilde çıkıyorum.

Adminin yorumu: Kumarın oluşturduğu döngü bazen tam olarak böyle işleyebiliyor. İnsan stres yaşadığında kumarı bir kaçış yolu olarak görüyor, oynadıktan sonra ise kayıplar ve borçlar nedeniyle daha fazla stres yaşıyor. Ardından yeniden aynı stresten kurtulmak için kumara yöneliyor. Bu döngüyü kırmak kolay olmayabilir ancak kırılabilir.

Şu an borç alabileceğim kimse kalmadı, aileme tekrar söylemek gibi bir düşüncem yok. Yine umutluyum, yine savaşacağım. Bir kere daha deneyeceğim. Benim kumarı bıraktığım zaman hayatım elbet normale döner düşüncesine gerçek anlamda inanmam lazım ki bu yüzden bu siteden bırakmış birinin hikâyesini bekliyordum. Ben de örnek alarak kendime anlatabileyim. “Bak, ne kadar zor olsa da, karanlık gözükse de bırakınca elbet her şey normale döner.”

O kadar kötü bir psikolojinin altındayım ki “normal hayata dönmek istiyorum” bile diyemiyorum çünkü hiç normal hayatım olmadı. 18 yaşımda başladım, yaşım 28, hâlâ borç, hâlâ eksideyim.

18 yaşından 24 yaşına kadar kızlarla aram çok iyiydi. Komik bir insanım. Konuşmamla kızları çok kolay etkileyebiliyor ve yakınlaşabiliyordum. Fakat bu son 4 sene hiçbir şekilde bir kız hayatımda olmadı. İsteğim de kalmadı.

Daha anlatacaklarım çok var galiba. Şu an ek işte çalışıyorum. Hafta içi şirkette 10 tane adam ağzıma bakarken, hafta sonu 2 gün yer süpürüyorum.

Okuduğunuz için teşekkürler. Sadece yaşadıklarımdan çok duygularımı anlatmak istedim. Çünkü hayatta ne yaşadığından çok ne hissettiğin önemlidir. Türkçem için tekrardan özür diliyorum.

Lütfen bu anlattığım duygularıma, düşüncelerime fikrinizi yorum olarak yazın. Hepsini okuyacağım.

Sağlıcakla kalın. Hayat her şeye rağmen güzeldir. Güzel olmak zorundadır.

Bir Yorum

  1. Güzel dostum merhaba,

    Öncelikle Türkçen gayet güzel ve merak etme gerekli yerlere ben müdahale ediyorum ama beni yoran Türkçe karakterlerin olmayışı ki onu da yurtdışından yazdığın için telefonunu böyle kullandığına varsayıyorum. Başka yurtdışından hikaye gönderen arkadaşlara da seslenmek istiyorum bu vesileyle. Lütfen hikayelerinizi Türkçe karakter kullanarak yazın. Aşırı yoğun neredeyse her kelimesi Türkçe karakter olmayan bazı hikayeleri es geçtiğimi belirtmek isterim çünkü aşırı zaman alıyor editlemesi.

    Gelelim sana, ben senin buraya bir çare veya umut aradığın için geldiğine pek inanmıyorum. Ki bırakan bir örnek arıyorsun ama daha benim kim olduğumu dahi araştırıp bakmamışsın. Karşında en canlı örnek duruyor. Bırakmak isteyen bırakır güzel kardeşim. Ama son videomu izledin mi bilmiyorum (linki bırakacağım yorumun sonuna) kumarı bırakmak işte senin o “büyük boşluk” diye hissettiğin acı dolu ve acımasız gerçeklerle yüzleşmenden geçiyor.

    Bunu yapmadığın sürece içinde bulunduğun döngünden çıkmanın bir imkanı yok. Sana sadece tavsiye de bulunmak istiyorum. Kendin seni kumara tekrar yönlendiren mesajları ve bütün durumları net bir şekilde biliyorsun. Mesela ailenin 3 ay para vermemeni kabul etmesi gibi durumları. Madem illüzyona her defasında yenik düşüyorsun ve mücadele etmek istiyorsun, bu durumların hepsini tek tek not al ve kendine samimi ol! Acı çekmeye hazır ol ve ailen dahil herkese durumu açıkla. Destek iste. Evet senin beklediğin sorunun cevabını vereyim. Hayat belli bir süre sonra normale dönüyor. Bu süre kişiden kişiye değişse de minimum 6 ay ve üzeridir. Tabi bu süreçte kumarı sana andıran her şeyden ve herkesten uzak duracaksın. Sen 28 yaşında hayata küstüysen bende 35 yaşında daha hala 300 küsür bin borçla mücadeleme yaklaşık 6 yıldır devam ediyorsam sence ben mi yanlış yoldayım sen mi?

    Video Linki: https://www.youtube.com/watch?v=AlpkzeFj-nw&t=612s

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir