Geçmişi Unutup Geleceğe Bakmak Şart!

Yazar Hakkında

  • İsim: Anonim
  • Yaş: 30
  • Şehir/Ülke: Türkiye
  • Meslek: Ahçı
  • Kaybedilen Miktar: 25 Yıllık Kazancım
  • Kaybedilen Zaman: 10+ Yıl
  • Kumar Borcunun Kaynağı: Maaşlarım, Krediler, Kredi Kartları
  • An İtibariyle Kalan Borç: 100.000 ₺

Öncelikle herkese merhaba. Buradaki hemen hemen bütün hikayeleri okudum. Hepimiz aynı sıkıntılardayız fakat kaç kere bırakmış olsak da tekrar geri döndük. Bu sefer kestirip atma ümidiyle herkese sevgiler. İnşallah başarabiliriz. Hikayeme gelirsek, benim futbolla yatıp kalkan bir gençliğim vardı. Maçları takip etmeyi severdim. İddaa ile ilk tanışmam 2005 senesinde iş yerindeki iddaa oynayanlar sayesinde oldu. İş yeri sahibimiz bize kızardı hatta şu an 100 şubesi olan bir restoranın sahibi.

Bende ufak ufak restoranda kuponlar yapmaya başlamıştım. Utangaç bir çocukluğum, zor bir hayatım olduğunu düşünüyordum. Babama karşı oldukça kızgın bir hayatım vardı. Çünkü neredeyse hiç çalışmıyordu. Biz dört kardeşiz. En küçüğü benim. Abimler ablamlar ilkokuldan sonra çalışmaya başladı babamın çalışmamazlığından dolayı. Ben de ilkokul bitirdikten sonra çalışmak istedim ama kardeşlerim “sen okumalısın” dediler. “Biz okuyamadık, bari sen oku!”

Ortaokula giderken ben de hafta sonları ve öğleden sonraları çalışmaya başladım. Derken lisede de yine aynı şekilde hem okuyup hem çalıştım. Yani işin aslı kardeşlerime borçlandığımı hissediyordum. İçten içe bu hayatta bir yerlere gelip onları mutlu etmek, annemin çektiklerine karşı bir sefa sürmesi için mutlu etme hayallerim vardı. Maalesef şu an daha yıkık haldeler. Bu arada ağlamadan duramıyorum. Şu anda dahi ağlayarak yazıyorum bu yazıyı. Geçmişi geri döndüremiyorum ki kimse döndüremez zaten.

Ufak ufak giderken iddianın heyecanına kapılmıştım. Ortalama 5 TL, 10 TL’lik kuponlarla maalesef içine aldı beni kumar. Miktar fazla olmadığı için yine de para biriktirebiliyordum. Anneme maaşımın bir kısmını verip bir kısmıyla da geçinebiliyordum. Derken 2007 yılında annem bana; “bir miktar paramın biriktiğini” söyledi ama o para benim için bayağı büyüktü. Sanırım 20.000 civarındaydı. Bunu da yeni tanıştığım bir arkadaşla paylaştım. Oda sonra dükkan açmak için benim peşimden koştu ve bu parayla ortak dükkan açtık.

Üstüne oda biraz ekledi ama bir o kadar da borcumuz oldu derken dükkan hüsranla sonuçlandı. Birikmiş param gitmişti maalesef. İsyan ettim, isyana düştüm. Derken kötü bir yıl geçirmişken 2009’da tekrar ayağa kalktım. Çünkü kumarı arada bir oynuyordum ve henüz tam olarak bağımlı değildim. Yani hayatımı etkilemiyordu ve keşke o şekilde kalabilseydi. Ama maalesef o şekilde kalması mümkün değil kumar lanetinde.

2009 yılında çok güzel bir iş buldum. Maaşı gerçekten iyiydi. Bir sene içinde sıfıra yakın bir araba aldım. Patronum da çok iyiydi, araba alırken destek oldu ve geri ödemesini istemedi. Nerede çalışırsam çalışayım işim her zaman beğenildi. Çünkü işime çok sadıktım ve kendi işim gibi çalışıyordum. Bunu da insanlar görüyordu ve emeğimin karşılığını fazlasıyla veriyordu ben istemesem de. Hayatı severdim, çalışmayı severdim, biraz utangaçtım ve ailemi de severdim. Biraz uzatıyorum ama detaylı anlatmak istedim.

2010 yılından sonra kötü günler başladı. Bu iş yerindeyken bahis miktarlarını bir tık arttırmaya başladım çünkü elime iyi para geçiyordu. İlk 1000 TL bahis yapma serüvenim burada başladı. Galatasaray – Bursaspor maçıyla. Bursaspor’un şampiyon olduğu sene bu maça alt oynadım. 1000 TL bastım maçı izlerken kalpten gidiyordum. Maç 0 – 0 bitti ama ben işten uzaklaşmıştım artık. Siparişleri yapmıyordum ya da erteliyordum. Son anda hızlısı çıkartıp, lezzetini falan önemsemiyordum. Çünkü o maçın heyecanı beni mahvetti. Kalbim çok hızlı çarpıyordu. Heyecandan yerimde duramıyordum. O gün çok güzel geçmişti benim için. Keşke anlasaydım ne kadar kötü bir şeye başladığımı.

O zamandan bugüne o güzel çalışan adam yok artık. Her çalıştığımı iddiaya verdiğim için stres, sinir, moral bozukluğu, üzüntü, halsizlik, isteksizlik, ne kadar kötü duygu varsa hepsi üstümdeydi. Çalıştığım birçok yerde hiç istikrarlı olamadım. Ne zaman bırakmaya veya ara vermeye karar verdiysem o zaman biraz istikrarlı ve güzel çalışmaya başlamıştım. Tabii ki bu dönem dönem oluyor. Arkadaşlar ne kadar borcumuz olursa olsun. “Kesinlikle açıklayamayacağım borcum var” deyip iddiaya devam etmeyin. Kendinizi, çevrenizi ve ayrıca içinde yaşadığımız toplumu bile etkiliyor her yaptığımız. İnanın hayat çok zor yaş geçtikçe ve şu an sadece bir dostum var onun durumu benden beter.

Neyse kaldığım yerden devam edeyim. Beraber çalıştığım arkadaş işten ayrılmıştı ve başka bir yere başlamıştı. Arada görüşüyorduk. Bir gün geldi bana dedi ki; “bir bahis sitesi var. Rulet oynadım ve 8000 TL’ye yükseldim!” Bana da gösterdi internet kafede. O zamanlar internet kafeden oynanıyordu. çoğu zaman telefonlar bu şekilde kapsamlı internete girmiyordu. 100 TL 200 TL ile denedim, olmadı. Anlayamadım tutmadı, patladım. Aradan biraz zaman geçti yine kanıma girdi. Bu seferde bana; “yüksek bir meblağ ile gir rahat yükselebilirsin. Yükseldiğin zaman çek!” dedi. Ben de öyle yaptım. 1000 lira attım 7000 civarı oldu.

Çekeyim dedim, evrak istediler. Evrakları gönderdim, onay bekledik. Süreç bir haftayı buluyor ve tabi ki de dayanamıyorsun ve para bitiyor. Bunu yaşadım, parayı çekemedim. Parayı geç alabileceğimi anlamama ve hatta alabileceğimin şüpheli olmasına rağmen yine de tekrarladım. Tekrar tekrar oynadım ve artık o kadar yükselemiyordum. Zaten biraz yükselsem bile çekmek için 3-4 gün istiyorlardı ve ben yine dayanamıyordum. Hiç para çektiğimi de hatırlamıyorum o zamanlar. Tabii bu arada kartlar, krediler patlamıştı. Hiçbirini ödeyemedim çünkü eve para vermem gerekiyordu.

Kredileri ödemedim sicilim çizik yedi. Neyse ki düşük seviyelerdeyken çizik yedim ve bir daha kredi çekemedim. Epey bir süre bu bir yandan benim için iyi olsa da maaşım neredeyse tamamen oraya gidiyordu. Tabii bu stresli süreçte çok iş değişikliklerim oldu ve sene 2015’e geldiğinde 32 yaşındaydım. Hiçbir birikimim yok, elden borçlarım var, kredi hala çıkmıyor bu şekilde bir orada bir burada çalışıyordum.

Derken ummadığım anda ümidimi kesmişken biriyle tanıştım ve evlendik. 4 aylık tanışma süreci sonunda evlendik. Tabii ona bu durumlardan hiç bahsetmedim. Evlenirken Allah yardım etti. Patronundan 10.000, eş dosttan 10.000 bin alıp düğünümü yaptım. Ben de inanamıyordum. Aslında baktığımda borcum da fazla değildi. Eğer o anda tövbelerimden birini tutup oynamasaydım şu an fıstık gibi bir hayatım vardı. 7 sene oldu evleneli ama bu süreç çok zorluydu benim için, eşim için, ailem için.

İlk sene takıları, sonra her ay maaşlarımı bu illete veriyordum. 7 senedir bu girdaptayım. Son yeminimden sonra 20 bin daha patlattım ve eşim bilmiyor. Kendisi ikinci çocuğumuza hamile. kiramı da ödeyecek param yok. Borç alacak kimse de kalmadı. Kimsenin yüzüne bakacak yüzümde yok. Tabi bu arada babam kalp krizinden vefat etti, annem kansere yakalandı. Detaylar çok ama yazacak halim, düşünecek aklım bile kalmadı.

2 Yorumlar

  1. “Ey iman edenler! (Aklı örten) içki (ve benzeri şeyler), kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak, şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz. Şeytan, içki ve kumarla, ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçiyor musunuz?

  2. Merhaba,

    Kumarın bu yıkıcı serüvenine senin hayatınla özet geçmek isterim müsaadenle. 2005 yılında başlayıp bugün burada bir hikaye ile noktaladığın yıllarının özeti bir nevi. Çalışkan, işini seven, işinde çok başarılı ve etrafında saygı duyulan bir insandın. Bu olması gereken hayatının çokta güzel geri dönüşlerini almışsın. Ailenle aran iyi olmasa bile kendi dünyanda mutlu biriydin. En azından stressiz ağrısız bir başın vardı. Seni yanlış yönlendiren bir avuç namussuzdan sonra kronolojiye bir bakar mısın!

    Resmen evrim geçirmişsin. Yıllarca kumara ve onu oynatan namussuz çetelere çalışmışın. Kendi elinle bile bile bunu sağlamışsın veya hala sağlıyorsun. Sonu olmayan koca bir döngüde 18 koca yıl tüketmişsin. Finalde kimsenin yüzüne bakacak halde değilsin. Eminim sinir sağlığını önemli ölçüde yitirmişsin ve bunun meyvelerini de yakın bir zamanda göreceğine inanıyorum. Borç batağındasın, bankalar ensende dolaşıyor, milletin gözündeki kişiliğin belki yerlerde ve hayattan kumar hariç hiçbir şekilde Bursaspor’un sonucu gibi bir heyecan veya rulette kazandığın 7 bin gibi bir adrenalin yaşamıyorsun.

    Bir kere meselenin para olmadığı aşikar ki dayanamayıp bakiyeni sıfırlıyorsun. Dert ne biliyor musun abi, bozulan dengeler. O boşluğunu giderecek, yani sana normal insanlar gibi yaşama hevesi verecek mutluluğu sağlayacak dopaminin sadece kumarla gelmesi. Çünkü sen normal insanların seviyelerinin çok üzerinde, insan tabiatına aykırı seviyelerde yaşamışsın. Şu an bunun ızdırabıyla yanıp stresini de gene bununla atıyorsun. Ama sorun çözülmüyor. Daha da kronikleşiyor. Hem maddi hem manevi.

    Şimdi birde babanı kaybettin ve anneni amansız bir hastalığa verdin. Eminim bunda senin payında yüksektir. Finali görüyor musun? Peki oynarken bu final veya bu kronoloji gözüne geliyor mu? Hayır! Çünkü eminsin “bu sefer son!” tatlı mesajı onayladıktan sonra geçmiş olsun. İllüzyona giriyorsun. Bilinçli yaptığın hiçbir şeyin kararını sen vermiyorsun artık. Olay senden çıkıyor ve herkes bunu yaşıyor.

    Şimdi sözüm ona kumardan para kazanmayı bekleyenlere! Bu abimizin kronolojisi bir hayat demek. En güzel yıllar bir hiç uğruna yalan oldu. Şimdi bu abimiz ben yaşadım diyebilecek mi? Kazandım dese neyi kazanmış olacak? Finale bakın gençler. İbret alın. Bu bokun sonu er ya da geç budur. Yol yakınken dönün. Bu tayfaya katılmaya özenmeyin ve hayatınıza bir an önce renk katın. Yoksa 40 yıl sonra sıradaki siz olacaksınız!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir