Halbuki Ne Güzel Hayatım Varmış!

Yazar Hakkında

  • İsim: Emre
  • Yaş: 31
  • Şehir/Ülke: İzmir / Türkiye
  • Meslek: Memur
  • Kaybedilen Miktar: 1.200.000+ ₺
  • Kaybedilen Zaman: 3 – 5 Yıl
  • Kumar Borcunun Kaynağı: Maaşlarım, Kredi Kartları, Krediler, Arabam
  • An İtibariyle Kalan Borç: 500.000 ₺

Merhabalar ben Emre. Yaşım 31. “Kumar illetinden nasıl kurtulurum” diye araştırtırken bu siteyi buldum. Okuduğum hikayelerin nedeni ve sonucunu hemen hemen herkes gibi bende de aynı olduğu için hikayemi sizlerle paylaşmak istiyorum. 27 yaşında iken mesleğime atandım ve memleketimden ayrılıp 2020 Ocak ayında İzmir’e gelip görevime başladım. Orta gelirli kendi halinde yağında kavrulan bir ailenin çocuğuyum. İnanın şu hayatta insanın başına her şey gelebiliyor çünkü ben bu yazıları yazacağımı aklımın ucundan dahi geçirmezdim dostlarım. Neyse 2020’nin Haziran ayında biriyle tanıştım az çok görücü usulü ile oldu. 2021 yılında evlendim ve hatta arabamı dahil aldım.

Ufak tefek borçlarım vardı. Dedim ki “oğlum işinde var, eşinde.” Her şey yolunda çok şükür. O zamanlar ne iddaa oynarım ne Bitcoin ne kumar. Aksine bu tür şeylerden para kazanılmayacağını ve saçma olduğunu düşünürdüm hep. Neyse benim evliliğim çok fazla sürmedi aileler yüzünden. Evliliğimin 1. yılında eski eşimden ayrıldık çekişmeli ve dava açıldı. Benden o zamanın parasıyla tam tamına 500.000 bin lira tazminat istediler. Bunun yanında altınları da götürdüler. Ben de gittim karşı dava açıp 1 milyon lira tazminat istedim. Mahkememiz böyle devam etti ve olaylar buradan sonra başladı.

Biz ayrıldık ve ben hemen arabamı sattım. O zaman 300.000 lira ediyordu derken paranın birazıyla altın alıp birazıyla ufak tefek borçlarımı kapatıp geri kalanıyla model düşürüp tekrar bir araba alacaktım. Tabi kendi üzerime değil ailemden birinin üzerine. Zaten arabamda hak iddaa edemezlerdi çünkü bekarken almıştım. Belki aranızda boşananlar vardır malum sancılı bir süreç işte. Ben o zamanlar iş ev döngüsün de bir süre devam ettim. İçtiğim biraların sıklığı arttı ve psikolojimi korumak için bira içiyordum sürekli. Neyse Birgün iş yerinde arkadaşlarla oturuyoruz Bitcoinlerden bahsediyorlardı.  “Dün gece gördün mü? Tam 30 katı verdi.” Dedi içlerinden biri. Diğer arkadaşım da “ben dün 60 bin TL para kazandım!” dedi.

Neyse ben ilk başta pek bir şey düşünmedim ve konu geçti gitti. Tabi şeytan ya sürekli telefonumda coin reklamları çıkıyor benim bilinçaltına yavaş yavaş yerleşmeye başladı derken bir gün yine bir coin tam tamına 40 50 katı yapmış ve ben orada başladım bu işlere. Biraz öğrendikten sonra 2 bin TL yatırdım. Ufaktan coin alıp birkaç gün bekledikten sonra satıyordum. 2 bin TL param 2400 olmuştu 1 hafta da. Bu benim için para değildi ve zaten sistemi öğrenme evresiydim. Kenarda duran 200.000 TL param vardı. Boşanma evresinde olduğum için işten çıkıp evde coin alıp satmak ve boşanma mevzularından uzaklaşmak istiyordum.

Bu paramın 10 bin lirasını attım uygulamaya. 2 hafta da bitti para. Çok zoruma gitmedi zaten kenarda param vardı. Her türlü çıkarırım düşüncesiyle tek seferde 50.000 bin daha attım. 2 hafta da al sat al sat yaparak 70 bin yaptım paramı. Alıp çekilmek gibi bir niyetim yoktu ve bu sefer düşüncelerimde zengin olmak vardı. Bende bulmak istiyordum 30 50 katı yapan coinleri. Bilenler bilir ben kaldıraç hiç oynamadım ama fan tokenler vardı bir saatte 3 5 katı yapıp 3 5 katı düşebiliyordu. Onlara dadandım ve 70 bin param gitti. Dengem bozuldu orada. Zararım 60 bindi ve o zaman çok güzel paraydı. 1 hafta oynamadım. Mental olarak çökmüştüm. Tekrar o parayı çıkarmak istiyordum ve çıkarmalıydım.

Dostlar ben 6 ayda arabamın parasını coinlerde bitirdim ama borcumda yoktu. Bu parayı çıkarmak için 200 bin parça parça kredi çekip kaybettim. Devam etmekte olan mahkemem vardı. Maaşım kredilerime gidiyor ve cebime para kalmıyordu. Ne yapacağımı şaşırdım ve durumu anneme anlattım. Sağ olsunlar nasihat edip “sıfırdan başlayacaksın” dediler ve bana 100 bin lira verip borçlarımın yarısını kapat” dediler. Ben aptal gibi o 100 bin lirayı da kaybettim. Derken aileme bir daha hiç bahsetmedim. Her şey yolunda edasıyla devam ettim. Derken maaşıma zam geldi. Hem de güzel bir zam geldi. Maaşımın yarısı kredileri ödüyor ve yarısıyla da gül gibi geçinebilirdim. Bir 70 bin kredi daha çektim ve uzun süre o parayla coinlerde vakit geçirdim.

4 5 ay sonra o parada eridi ama bir yandan çektiğim kredilerde azalmıştı. Tek düşüncem mahkemeyi kaybedersem bu borçların nasıl ödeyeceğimdi. İşte şeytanın vesvesesi de bu. Ben hata yapmamıştım, benden tazminat anlamazlardı. Sadece kuruntu yapmışım. Bir kız arkadaş edindim. Eşimden ayrılalı 1 seneyi geçmişti. O kız arkadaşıma da her şeyi anlattım. Benim yanımda durdu ve baya sosyalleştik. Coinlerden de uzaktım. Nitekim 6 ay sonra borçlarım 200 bine indi ve rahatlıkla ödeyebilecek duruma gelmiştim. Hatta aileme para bile gönderiyordum.

Coin borsa vs. hiç ilgimi çekmiyordu artık. Yine bir gün iş yerinde bir arkadaşımı canlı bahis oynarken gördüm. “3 bini 27 bin yaptım” dedi. Pek ilgimi çekmedi o zamanlar ama tek bir yerde değil ki bunlar. Bakkala bira almaya gidiyorum ve sadece bira içip film izleyeceğim hepsi bu. Bakkalda ki abinin canlı bahisleri takip etmesi, “Galatasaray kazanır bugün, at 2 lira 2 alırsın” demesi arkadaşına beni de tahrik etti. “Abi sana 2 lira göndereyim bana da oyna” dedim hemen ve kazandım. Bir iki gün sonra Fener maçına da oynadım ve onu da kazandım derken ben kendime yasal bahis sitesinden üyelik açtım.

 İlk başta 5 bin lira attım ve kaybettim. 3 bin daha attım oda gitti. 3 al 5 ver derken 1 hafta da 30 bin lira kaybettim. O zamanlarda dokunacak para değildi. Neyse kız arkadaşım yanıma geliyordu ve ben canlı bahis oynuyordum. O da bunu fark etti ve bana; “bu sende bağımlılık yapar bırakmalısın!” Dedi.  Ben ona çok fazla oynamadığımı ve arada sırada böyle takıldığımı söyleyip geçiştirdim ama olay her geçen gün büyüyordu. Bu senaryonun daha 2. haftasında kredi kartımın 60 bin lira olan limiti tamamen bitti. Bu durum beni biraz şoka soktu. Hemen siteyi arayıp üyeliğimi silmesini istedim ve sildiler. O sırada YouTube’dan bahisi nasıl bırakabileceğimi aratıyordum. Her aksam oynuyor ve kaybediyorum.

Yatarken “bitti artık bıraktım” diyorum, 2. gün aynı şeyleri tekrar yapıyorum. Üyeliğimi tekrar açtırdım ve 1 hafta sürmeden diğer kartı da patlattım. Sabah uyanırken şokla kalkıyorsunuz. İşe geliyorum bazı insanlar para harcamamak için yemek yemiyor, ben bir gece de 50 bin para kaybediyorum. Kendimden nefret eder hale geldim. O sıralar mahkeme de duruşmam vardı ve karşı taraf anlaşmalıya çevirmek istediler. Bana “avukat paralarını öde boşan” dediler. Bende kabul ederek 30 bin lira kredi çekip avukat masrafların ödedim ve boşandım. Bu dertten kurtulmuştum artık ama başımda bu kumar belası vardı.

30 bin kredi çekip üzerine kartlar da patlayınca bende “bari şu son çektiğin 30 bini çıkar. Daha önce de kazandık zaten” dürtüsü başladı. Bunun ardından ben bir kart daha patlattım. Artık dur durağım kalmadı. Freni patlamış kamyona döndüm. Maaşım hangi kredi kartımı ödeyecekti, faizler zaten almış başını gitmiş, üstelik ailemin de 2. dalgadan haberi yok. Kız arkadaşıma durumu anlattım ve bundan kurtulmak istediğimi, bana yardım etmesini istedim. İlk olarak sanal bahis sitelerine tek tek üyelik açıp hepsinin şifresini ona verdim. Mail adreslerini ve telefon numaralarını değiştirmesini istedim. Böyleye biraz caydırıcı olacak ve oynamayacaktım.

Bir süre işe yaradı ama olay tamamen nefsinize hâkim olmakta bitiyor arkadaşlar. Sonra unuttuğum bir site var ona üyelik açtım. Artık kazanmanın ve kaybetmenin bir önemi kalmamıştı. Bu arada eşyalarım evlilikten kalmaydı. Tayin zamanımda gelmişti. En kötü eşyalarımı satar, borçlarımın çeyreğini öder ve gerisini yine maaşımla öderdim. Kartlarımın birini kapatır, rahat ederim. Tayin bedeli de alırım gibi saçma sapan düşüncelerle oyuna tekrar dahil oldum. Bir kart daha patlattım ve artık bankalar kredi de vermezdi. Kartlarımda bitmişti.

Artık ne yeme ne içme vardı aklımda. Tek oturuşta 7 8 bira içer hale gelmiştim. Kendi masraflarımı artık düşünmüyor, öz bakımımı bile yapamıyordum. Depresyona girmiştim. Ulan şeytanın işi mi desem bir anda eşyalı bir ev buldum ve aynı kiradan. Kendi eşyalarımı da 60 bin liraya sattım. Bu parayı kartlarıma yama yaptım. Maaşımdan sadece ufak bir cep harçlığı kalıyor ve eşyalı eve sırt çantamı alıp geçtim. Aslında hesabım tutmuştu. Sadece 6 ay sıkıntı çekecektim ama muhtaç kalmayacaktım. Ne yazık ki o kartta para var ya duramıyoruz. 3 gün sonra 60 bini 70 bin yap bırak düşüncesi ile kahretsin ki o para da 1 haftada bitti. İddiaya 250 bin lira para kaptırdım çok kısa süre de. Coinlerdeki kaybın üzerine bunun olması beni iyice mahvetti. Yanlış olduğunu biliyorum ama engel olamıyorum. Bu sefer eşten dosttan kuzenlerden yalan söyleyerek 2 bin, 5 bin borç istedim. Herkes dakikasında yolluyordu. Hepsi iş güç sahibiydi.

1 2 ay boyunca bu şekilde 50 60 bin borç alıp içeri girdim ve durumu teyzeme anlattım. Bana temmuza kadar altın olarak borç vermesini istedim. Sağ olsun verdi ve ben elden aldığım borçların hepsini verdim. Şimdi kartlarım patlak ve ne yapacağım bilmiyorum. Umarım bu illetten en kısa sürede benim gibi olanlar kurtulur. Sistem vermiyor, hep alıyor ve şu an size zararınız kadar para verseler de çıkamıyorsunuz bu sistemden. Bu arada giden sadece para değil, itibar, sağlık, duygular ve yaşama sevinciniz yok oluyor. Okuyan arkadaşlar, İnşAllah güzel günler göreceğiz. Hoşçakalın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir