Bu Bataklık Az Miktarla Başlar!

Yazar Hakkında

  • İsim: Anonim
  • Yaş: 27
  • Şehir/Ülke: Ankara / Türkiye
  • Meslek: Mühendis
  • Kaybedilen Miktar: 450.000 ₺
  • Kaybedilen Zaman: 1 – 3 Yıl
  • Kumar Borcunun Kaynağı: Maaşlarım, Kredi Kartları, Krediler
  • An İtibariyle Kalan Borç: 300.000 ₺

Herkese merhaba. Adımı vermek istemiyorum. Gerçi adımı bile sildi bu illet benden. Bu yazıyı hem içimi dökmek hem de size bir örnek olsun diye yazıyorum. Umarım birilerini bu illete bulaşmaktan geri çekebilirim. Lise yıllarında oynadığım kumarı kumardan saymıyordum aslında ama geç de olsa anladım ne olduğunu. Öncelikle lise yıllarında iddaa ile başladım ben bu illete. Sonrasında üniversite yıllarında hem okuyup hem çalışmak zorundaydım. İnanın o zaman ekonomim çok daha iyiydi.

Kendime yetecek parayı zaten kazanabiliyordum. Sürekli çevremde iddaa oynayan insanlar vardı. Hem de yüklü miktarlarla oynuyorlardı. Ben ise 50 TL ile kupon yapıyordum. Hatta benim yatırdığım kuponları düşük görüp aralarında benle dalga geçiyorlardı. Ben de onların oynadıkları tutarlara; “sizde hiç akıl yok. Bu paralarla kumar oynanır mı hiç?” diyordum. Hatta üniversite yıllarımın son zamanlarına doğru bir gün arkadaşlarımla otururken bir arkadaşım bir miktar borcunun olduğunu söyledi.

İçimden şu soru geçti; “lan olum sen ne kazanıyorsun da bu kadar kaybedebiliyorsun?” inanamamıştım ve orada fark etmiştim kumarın ne kadar kötü bir şey olduğunu. Ama bir kere büyük konuştuk ya basımıza gelmeden ölmeyeceğiz. Gel zaman git zaman tabi ben kendime koyduğum sınırlardan fazlasını oynamıyorum ki oynayacak param da yok. Nerden bilebilirdim ki insan arkadaşına “bana kahve alır mısın?” derken utanacağını ama kumar için para isterken bin bir taklayı çok rahat atabileceğini.

Bir gün bir arkadaşım yanımda slot oynadı. Tahmin ettiğiniz üzere para da kazandı. Tabi bende bu durumdan çok etkilendim çünkü bu oyunlarda 90 dk. bekleme gibi bir derdin yok. 10 dk. içinde veya bazen ilk spininde ya kazan ya kaybet döngüsüne giriyorsun ve kazanıyorsun da! (Geri kaybetmek kaydıyla) İşe başladığım zamanlarda çok yoğundum fakat bir ara çalıştığım yerde işler yavaşlamaya başladı. Boş bulduğum zamanlarda ben de ufak ufak oynamaya başladım. Sizin de tahmin edeceğiniz üzere ilk deneyimimde kazandım.

O an dopamin denen mutluluk hormonu bende fazlasıyla salgılandı. Bir gün çok düşük bir miktara yüklü bir miktar kazandım. Bu sitelerin para konusunda herhangi bir güvencesi yok ki sonuçta yasal bir dayanağı veya zorunlulukları da yok. Bende zaten; “Bu site kesin parayı vermez! Hem niye versin ki. Zaten vermediğinde şikâyet edebileceğin bir mecra yok!” dedim kendi kendime. Ne yapabilirsin ki. Ama verdi. Vermesinin en büyük sebebi bu tarz endişelerimi giderip beni sisteme daha fazla köle yapmaktı. Başardı da!

Bu Yazı İlgini Çekebilir: Serdar Ortaç Neden Hep Mutsuz?

Oyunlara ilk girdiğiniz seviyelerle dibi gördüğünüzdeki seviyeleri karşılaştırın, sonlara geldiğinizde artık neden yıkımın hızlandığını ve yüksek paralar olmadığında kumardan bile nefret ettiğinizi net bir şekilde anlayacaksınız. Haliyle benimde oynadığım miktarlar giderek artıyordu. Bir miktar bu şekilde devam ettim. Borcum bir seviyeye gelince kendimce bir karar verdim. Askere gidecektim ve asla bir daha oynamayacaktım. Askere gittim ama aptallık edip tamamen kumardan kaynaklı borcumu tekrar kumar oynayarak bitirebileceğimi düşündüm.

Sürekli kaybettim. Kumar oynadığım her gün, bir önceki gün gibi olmak istedim. Oynadığım tutarlar her seferinde arttı. Askerliğim boyunca en az 200 bin TL kaybetmişimdir. Askerden döndüm ve tekrardan işe başladım. Hala maaşım cebime kalmıyordu borç ödemekten. Ailemden yardım istedim ve sağ olsunlar yardım ettiler. Keşke etmeselerdi. Borcumu yukarda belirttim. Bir kısmını yatırdım artık gecikmede bir borcum yoktu. Borç benim borcumdu, kabullenmiştim. Ta ki; “ufak bir meblağdan bir şey olmaz” diyene kadar.

Tekrar düşmüştüm bu lanet bataklığa. Kız arkadaşım bu süreçte beni hiç yalnız bırakmadı. Ona çok şey borçluydum ama her insan böyle olmuyor arkadaşlar. Evlilik planlarım vardı. Ama bu planlar sadece plan ve hayal aşamasında kaldı. Bu kumar laneti yüzünden sürekli erteleniyordu. Bu illet insanın her şeyini çalıyor. Çok röportaj dinledim ve herkesin dilinde aynı senaryo.

Hikayeler ve yaşantılar farklı olabilir ama sonu hep aynı kapıya çıkıyor bu kumarın! Hikâyeyi şu alıntı ile kapatmak istiyorum. “Bu illete bir şekilde düştünüz. Artık kabullenmelisiniz. Kumarı kumarla kapatamazsınız. Sizi zaten bu hale getiren illetten medet ummayın! Unutmayın ki kumar oynamasaydınız, zaten bu durumda olmayacaktınız. Herkese selamlar.

Güncel Video ve Hikayelerden haberdar olmak için Türkiye’nin İlk ve Tek Anti-Kumar platformu olan www.kumarpismanliktir.com’u aşağıdaki sosyal medya kanallarından da takip edebilirsiniz. Ayrıca sizin de benzer hikayeniz varsa, sizde bu platformda paylaşarak dayanışmaya katkıda bulunabilirsiniz.

İletişim: https://kumarpismanliktir.com/iletisim/

Hikaye Gönder: https://kumarpismanliktir.com/hikaye-gonder/

İllüzyon E-Kitab: https://www.kobo.com/tr/tr/ebook/lluzyon-1

Facebook: https://www.facebook.com/Kumarpismanliktir

Youtube:  https://tr-tr.facebook.com/Kumarpismanliktir/

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir